Tarih: 27 Temmuz 2026

**Yüzeysel Değişim Masalları Tükenirken, Ülkemiz Hakiki Bir Diriliş Bekliyor!**

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**

Bugün Türkiye, çürümüş köklerin üzeri yeşile boyanarak, suni ittifaklarla, yeni isimlerle ve boş sloganlarla örtülmeye çalışılan derin bir politik tıkanıklık yaşamaktadır. Mevcut iktidar ve ana muhalefet dâhil, siyasi aktörlerin gerçek sorunlara çözüm üretmek yerine, yapay gündemler ve sembolik değişikliklerle oyalandığını ibretle izliyoruz. Bu durum, siyasetin gerçeklikten koptuğunu, halkın sesinden uzaklaştığını ve samimiyetini yitirdiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milletimizin karşı karşıya olduğu ekonomik buhran, toplumsal kutuplaşma ve demokrasi açığı gibi yapısal sorunlar, yeni tabela partileri ya da mevcut kadroların yer değiştirmesiyle çözülemeyecektir.

Yakın geçmişte yaşanan ve bugün soruşturmalara konu olan, halktan kopuk, dışarıdan kurgulanmış "rozet törenleri" gibi olaylar, siyasetin içine düştüğü acınası durumu teyit etmektedir. Partimiz, bu tür görüntülerin siyasi ahlak ve dürüstlükten ne denli uzak olduğunu açıkça ifade etmektedir. Öte yandan, uzun süredir gündemde olan ve tarihi bir hata olarak lanse edilen Ruhban Okulu tartışmaları da, ülkemizin egemenlik hakları ve uluslararası denklik ilkeleri çerçevesinde ele alınmalıdır. Batı Trakya Türk azınlığının eğitim haklarına yönelik atılacak adımlar, bu konuda gösterilecek hassasiyetin turnusol kâğıdı olacaktır.

Uluslararası alanda ise bölgemizde ve dünyada tansiyon yükselmektedir. Komşu coğrafyalardaki çatışmalar, Hazar Denizi'nde yaşanan tehlikeli gelişmeler ve ülkemizin Avrupa Birliği sürecinden kopuşu, dış politikamızda acil ve stratejik bir rota değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Ülkemizin küresel güç dengelerinde hak ettiği yeri alması için vizyoner ve ilkeli bir duruş sergilenmelidir.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**

Demokrasinin ve hukuk devletinin temel taşları, son dönemde yaşanan gelişmelerle ağır yara almaktadır. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin, veli izni ve çocukların fiili ehliyeti olmaksızın, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinden lise kademesine kadar çocukları siyasi içerikli sorularla sorgulaması, akla ve vicdana sığmayan bir skandaldır. "Din dersi işleniyor mu?", "Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?" gibi sorularla çocuklarımızın masumiyetinin hedef alınması, kabul edilemez bir ihlaldir. Bu eylem, devletin eğitim sistemi üzerinden çocuklarımızın ruhsal ve psikolojik gelişimini tehdit etmekte, onları siyasi tartışmaların ortasına çekmektedir.

İzmir Valiliği’nin resmi yazışmalarla bu sorguları kabul etmesi, durumun vahametini daha da artırmaktadır. Çocuklarımızın geleceğiyle oynayan, onları fişlemeye kalkışan bu tür uygulamalar, evrensel çocuk haklarına ve temel hukuk prensiplerine tamamen aykırıdır. Partimiz, bu olayın takipçisi olacak, sorumluların hesap vermesi için her türlü hukuki ve siyasi mücadeleyi verecektir.

Siyasi etik dışı uygulamaların yargıya taşınması ise, ülkede adalet duygusunun ne denli zayıfladığının bir başka göstergesidir. Bir muhabirin ortaya çıkardığı siyasi bir etkinlikle ilgili iddialar üzerine soruşturma başlatılması, ifade özgürlüğü ve basın hürriyeti açısından endişe vericidir. Hukukun, siyasi çıkarlar doğrultusunda bir sopa olarak kullanılmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**

Vatandaşımız, ağır ekonomik koşullar altında ezilmeye devam ederken, işçi sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmaller can yakmaktadır. Bolu’da yaşanan ve 34 işçinin kimyasal maddelerden etkilenmesine neden olan iş kazası, iş yerlerindeki denetimsizliğin ve insan hayatına verilen değerin yetersizliğini gözler önüne sermiştir. Çalışma hayatındaki bu tür vahim olaylar, acil önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Partimiz, işçilerimizin can ve mal güvenliğini en üst düzeyde tutacak politikaların derhal hayata geçirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Ekonomik göstergeler ise giderek kötüleşmekte, vatandaşın alım gücü düşmekte ve enflasyon sarmalı derinleşmektedir. Önümüzdeki döneme dair yapılan analizler, ekonomik daralmanın kaçınılmaz olduğunu işaret etmektedir. Bu süreçte toplumsal dayanışmayı ve refahı artıracak adımlar atılmak yerine, gündelik tartışmalarla zaman kaybedilmektedir.

Toplumun temel kurumları üzerinden yürütülen isim ve kimlik tartışmaları, gerçek sorunları perdelemektedir. Köklü bir geçmişe sahip insani yardım kuruluşlarının adının değiştirilme çabaları, toplumsal kapsayıcılığı zedelemekte ve milletimizi birleştirici unsurlar yerine ayrıştırıcı tartışmalara itmektedir. Ayrıca, unutkanlık ve demans gibi kamu sağlığını tehdit eden hastalıkların yükselişi, sağlık sistemimizin yükünü artırırken, bu alandaki önleyici ve tedavi edici hizmetlerin yetersizliği de endişe vericidir. Vatandaşımız, geleceğe dair kaygılarla dolu bir tabloyla karşı karşıyadır.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**

Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içinde bulunduğu bu derin krize yüzeysel çözümlerle yaklaşmanın yanlış olduğunu ısrarla belirtiyoruz. "Kurumuş ağacı boyamak" ya da "dallarına çaput bağlamak" yerine, partimiz köklere inen, yapısal ve kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Bizim vizyonumuz, gerçek bir dirilişi temel alan, adaleti ve liyakati esas alan bir Türkiye inşa etmektir.

Demokrasi ve hukuk devletinin yeniden tesisi için, her şeyden önce çocuklarımızın geleceğini koruyacak adımlar atılmalıdır. Milli Eğitim sisteminin ideolojik yaklaşımlardan arındırılması, çocuklarımızın evrensel değerlerle ve özgür düşünceyle yetişmesinin sağlanması partimizin önceliğidir. Veli izni olmadan yapılan sorgulamaların hesabının sorulması ve benzeri uygulamaların bir daha yaşanmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması elzemdir. Siyasi arenada şeffaflık ve dürüstlük, partimizin temel ilkelerindendir. Hiçbir siyasi oluşumun, halkı aldatmaya yönelik figüranlık oyunlarına başvurmasına göz yumulmayacaktır.

Ekonomik ve toplumsal sorunlara çözüm olarak, üretime dayalı, istihdamı artıran ve gelir dağılımını adil kılan politikalarımızla milletimizin refah seviyesini yükselteceğiz. İşçi sağlığı ve güvenliğini en üst düzeyde tutacak, denetim mekanizmalarını güçlendirecek ve iş kazalarını sıfırlama hedefine odaklanacağız. Kızılay gibi milli değerlerimizin kapsayıcı kimliğini koruyarak, toplumsal bütünlüğü güçlendireceğiz. Sağlık sistemimizi, her vatandaşımızın erişebileceği, nitelikli ve önleyici hizmetlerle donatacağız. Hak ve Adalet Partisi, ayrışmaların değil, birlikteliğin, umutsuzluğun değil, yeni bir başlangıcın partisi olarak milletimizin hizmetindedir.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================