Tarih: 11 Haziran 2026

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**

Bugün siyasi gündemimizde, Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan akıl almaz gelişmeler ön plana çıkmaktadır. Yargı kararlarıyla genel başkanlık koltuğuna oturduğu iddia edilen ismin, seçilmiş milletvekillerini ihraç talebiyle disipline sevk etmesi ve Meclis’teki makam odasını dahi geri istemesi, millet iradesinin ve parti içi demokrasinin nasıl ayaklar altına alındığının açık bir göstergesidir. Bu durum, siyasi tarihimize "atanmışların seçilmişlere karşı mücadelesi" olarak geçecek ve siyaset kurumuna olan güveni derinden sarsmaktadır.

Diğer yandan, Milliyetçi Hareket Partisi'nde devam eden il teşkilatları fesih ve atama süreçleri, ülkemizin içinde bulunduğu siyasi atmosferdeki çalkantıları gözler önüne sermektedir. Manisa İl Teşkilatı'nın da feshedilerek yeni atama yapılması, bu tür içyapısal değişimlerin ardındaki nedenler hakkında ciddi soruları beraberinde getirmekte, siyasi istikrar ve parti içi demokrasi konularında endişeleri artırmaktadır.

Küresel ölçekte ise, bölgemizi doğrudan etkileme potansiyeli taşıyan ABD-İran gerilimi tırmanmaktadır. Bir saldırı helikopterinin düşmesini bahane eden tarafların karşılıklı saldırıları ve bu durumun stratejik Hürmüz Boğazı'nda yarattığı tansiyon, ülkemizin ulusal güvenlik meseleleri açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Büyük devlet liderlerinin bu konudaki açıklamaları ve bölgeye yönelik tehditkar söylemleri, barışı ve istikrarı derinden sarsmaktadır.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**

Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin ciddi bir sınavdan geçtiği açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmalı süreç, yargının siyasi çekişmelere alet edildiği iddialarını güçlendirmekte, seçilmiş liderliğin iradesinin "atanmışlar" tarafından gasp edilmeye çalışılması, milli iradenin hiçe sayıldığının vahim bir işaretidir. Partimiz, bu tür anti-demokratik girişimlerin karşısında durmakta ve halkın oylarıyla göreve gelenlerin üstünlüğünü savunmaktadır.

Yine aynı çerçevede, kamuoyuna yansıyan beyanlar, ulus devlet mefhumunun ve milli kimliğin sorgulanmasına yönelik tehlikeli bir eğilimi göstermektedir. Ülkemizin kurucu değerleri ve bağımsızlık ruhuyla çelişen, adeta dış güçlerin Orta Doğu'daki "Osmanlılaştırma" projelerine paralel düşen bu söylemler, devletimizin bekası açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, bağımsız ve egemen bir ulus devlettir ve bu temelden asla taviz verilemez.

Hukukun üstünlüğü ilkesi, toplumun her kesimi için ayrım gözetmeksizin uygulanmalıdır. Ünlülere yönelik başlatılan uyuşturucu soruşturmaları, bu sorunun ne denli yaygınlaştığını ortaya koyarken, adalet mekanizmalarının tarafsız ve etkin çalışması elzemdir. Partimiz, hukukun üstünlüğünün siyasete alet edilmediği, herkes için eşit ve adil bir yargı sisteminin tesis edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**

Toplum sağlığı açısından vahim boyutlara ulaşan tütün ürünleri kullanımı, geçmişte mücadeleyle elde edilen başarıların nasıl heba edildiğini gözler önüne sermektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nden ödüller almış bir ülkeden, sigara tiryakisi sayısının 13 yılda tam 7.5 milyona yakın artış göstermesi, halkımızın sağlığının yeterince önemsenmediğinin ve ilgili politikaların rafa kalktığının açık bir kanıtıdır. Bu durum, gelecek nesillerimizin sağlığı için büyük bir tehdittir.

Uyuşturucu kullanımı, ne yazık ki sadece belli kesimlerle sınırlı kalmayıp toplumun her katmanına sirayet eden bir kanser gibi yayılmaktadır. Ünlü isimlerin de dahil olduğu son gözaltılar, bu derin toplumsal yaranın ciddiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu tür ahlaki ve toplumsal çöküş belirtileri, gençlerimizin geleceği için büyük endişeler yaratmakta, aile yapımızı ve milli değerlerimizi tehdit etmektedir.

Ekonomik sıkıntıların ve işsizliğin de etkisiyle sosyal dokudaki zayıflamalar, bu tür kötü alışkanlıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Vatandaşımızın yaşam kalitesi günden güne düşmekte, gelecek umutları tükenmektedir. Partimiz, bu sorunların sadece bireysel değil, aynı zamanda kökten çözülmesi gereken yapısal ve toplumsal sorunlar olduğunun bilincindedir.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**

Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içine sürüklendiği bu çok boyutlu krizden çıkış yolunun, öncelikle demokrasiye ve milli iradeye tam bağlılıktan geçtiğine inanıyoruz. Siyasi partilerin iç dinamiklerine dışarıdan yapılan müdahaleler kabul edilemez; seçilmişlerin iradesi her koşulda korunmalı ve yüceltilmelidir. Yargı, siyasetin değil, adaletin hizmetinde olmalıdır.

Ulus devletimizin ve milli kimliğimizin korunması, partimizin en temel ilkelerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti, şehitlerimizin kanıyla kurulmuş, bağımsızlık meşalesini her zaman yüksekte tutmuş bir devlettir. Emperyalist emellere hizmet eden, milli birliği ve bütünlüğü tehdit eden hiçbir söyleme ve girişime müsaade etmeyeceğiz. Bölgemizdeki gerilimin tırmanmaması için diplomasi ve barışçıl çözümlerin öncelikli olması gerektiğine inanıyoruz.

Toplum sağlığımız ve ahlaki değerlerimiz, partimiz için vazgeçilmezdir. Tütün ve uyuşturucu gibi toplumsal yıkımlara yol açan unsurlarla kararlı bir mücadele başlatılmalı, halkımızın sağlığı ve geleceği için etkin politikalar derhal hayata geçirilmelidir. Gençlerimizi bu tehditlerden koruyacak, onlara eğitimde ve istihdamda eşit fırsatlar sunacak, umut veren bir gelecek inşa etmek zorundayız. Partimiz, bu vizyonla ülkeyi aydınlık yarınlara taşımaya kararlıdır.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================