Tarih: 4 Haziran 2026

**BOŞ VAATLER VE SİYASİ ÇALKALANTILARLA KARARTILAN TÜRKİYE GÜNDEMİ**

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Bugün Türkiye, bir yandan iktidarın yıllardır dillendirip durduğu ancak bir türlü hayata geçiremediği vaatlerin gölgesinde, diğer yandan ise muhalefeti hedef alan yeni siyasi operasyonlarla çalkalanmaktadır. Uzun süredir raflarda bekletilen ve her seçim öncesi yeniden ısıtılan “vatandaşlık maaşı” projesi, 2026’da pilot uygulama ve 2027’de ülke geneli gibi somut bir takvimle gündeme getirilse de, partimiz için bu, yine ayakları yere basmayan, bütçesi ve gerçekçi bir ekonomik temeli olmayan bir seçim propagandasıdır. Kamu kaynaklarına bağlı medyanın bu tür haberleri “müjde” olarak sunması, iktidarın halkı oyalama ve rıza üretme çabasının açık bir göstergesidir. Ortada ne dükkan ne sermaye varken hayal satan Osman Pazarlama filmini andıran bu durum, vatandaşın gerçek sorunlarına kalıcı çözüm üretmek yerine günü kurtarmaya yönelik bir yaklaşımdır.

Bununla birlikte, siyasi gündem, ana muhalefeti hedef alan ciddi iddialarla daha da ağırlaşmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, ana muhalefet partisi lideri ile bir milletvekilimiz hakkında “rüşvet almak” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara’ya göndermesi, bu sürecin siyasi boyutunu gözler önüne sermektedir. Henüz milletvekili dokunulmazlıkları dahi kalkmamışken, tanık beyanları ve etkin pişmanlık adı altında alınan ifadelerle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığına dair endişelerimiz artmaktadır. İzmir’de ise yine ana muhalefet partisine bağlı bir belediyeye yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet" ve "görevi kötüye kullanma" iddialarıyla süren soruşturma kapsamında yeni tutuklamaların gerçekleşmesi, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Hukuk devleti ilkesinin erozyona uğradığı, adalet mekanizmalarının siyasete alet edildiği bir dönemden geçmekteyiz. Ana muhalefet partisi lideri ve milletvekili hakkında başlatılan soruşturmanın zamanlaması ve yürütülme şekli, partimizce dikkatle takip edilmekte ve yargının tarafsızlığına gölge düşürecek nitelikte değerlendirilmektedir. Milletvekillerinin dokunulmazlıkları ve yargılama süreçleri Anayasa ile güvence altına alınmışken, bu tür iddiaların seçim atmosferine yakın bir dönemde ve bu denli şeffaf olmayan bir şekilde gündeme gelmesi, yargının bağımsızlığına olan güveni sarsmaktadır.

Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan gerginlikler de demokrasinin işleyişi adına endişe vericidir. Ana muhalefetin darbeler ve demokrasiye müdahalelerin araştırılmasına yönelik önergesine iktidar partisinin tutumu ve akabinde toplantı yeter sayısının bulunamaması, siyasetin uzlaşma ve çözüm üretme kapasitesindeki zafiyeti açıkça göstermektedir. Demokrasimiz, ancak şeffaf bir yargı sistemi, işleyen bir yasama süreci ve gerçek anlamda tarafsız medya ile güçlenebilir. Ancak iktidara yakın yayın organlarının, kamuoyu oluşturma adına eski vaatleri tekrar tekrar sunması, medyanın temel fonksiyonundan uzaklaşarak finansörlerinin sesi haline geldiğini gözler önüne sermektedir.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Ekonomik vaatlerin sadece siyasi birer araç olarak kullanıldığı, vatandaşın gerçek dertlerinin ise ertelendiği bir tabloyla karşı karşıyayız. İktidarın “vatandaşlık maaşı” gibi süslü ambalajlı ancak içi boş vaatlerle halkımızı oyalamaya çalışması, enflasyon, hayat pahalılığı ve işsizlik gibi yakıcı sorunlara kalıcı çözüm üretemediğini göstermektedir. Geliri asgari ücretin altında kalan hanelere kira, gıda ve enerji desteği gibi söylemler, ayrılmış bir bütçesi ve güçlü bir ekonomisi olmayan bir ülkede sadece hayalden ibarettir.

Diğer yandan, üretim sahalarındaki işçi ölümleri, toplumsal sorunlarımızın ne denli derinleştiğinin acı birer kanıtıdır. Samsun'da yüksek gerilim hattına kapılarak hayatını kaybeden üç işçimiz, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini ve denetim eksikliklerini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu tür facialar, ekonomik büyüme adı altında insan canının hiçe sayılmasının kabul edilemez bir sonucudur. Ayrıca Burdur'da yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan 14 yaşındaki çocuğa yönelik cinsel saldırı ve cinayete teşebbüs olayı, toplumdaki ahlaki çöküntüyü ve yargı süreçlerindeki aksaklıkları ibretle gözler önüne sermektedir. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan bir saldırganın, çocuğun ifadesiyle tekrar tutuklanması, adaletin nasıl zorla tecelli ettiğini göstermektedir. Bu tür olaylar, vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanması, toplumsal değerlerin korunması için acil ve kapsamlı önlemler alınması gerektiğini haykırmaktadır.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin karşı karşıya olduğu bu çoklu kriz ortamından çıkışın yolu, popülist vaatlerden ve siyasi operasyonlardan değil, gerçekçi, adil ve sürdürülebilir politikalardan geçtiğine inanıyoruz. Vatandaşlık maaşı gibi temelsiz projeler yerine, üretim ekonomisini destekleyen, istihdamı artıran, gelir adaletini sağlayan ve enflasyonla mücadele eden somut adımlar atılmalıdır. Partimiz, bu tür göstermelik projelerle halkın yoksulluğunun perdelenmesine asla izin vermeyecektir.

Demokrasi ve hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmesi partimizin temel şiarıdır. Yargının siyasallaşmasına karşı durarak, bağımsız ve tarafsız bir adalet sisteminin tesis edilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Milletvekillerimizin hedef alınması, siyasi rakipleri yıpratma çabası olarak görülmekte ve bu tür yaklaşımlar demokrasiye zarar vermektedir. Halkın iradesinin temsil edildiği Meclis çatısı altında, tüm siyasi partilerin ülkenin geleceği için yapıcı tartışmalar yürütmesi ve uzlaşma kültürü geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz. İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda sıfır tolerans ilkesiyle hareket ederek, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını savunuyoruz. Çocuk istismarı gibi insanlık dışı suçlara karşı ise yargının en hızlı ve caydırıcı kararları alması, toplumun vicdanını rahatlatması için elzemdir. Partimiz, Türkiye’nin adalet, demokrasi ve ekonomik refah temelinde yeniden inşası için tüm gücüyle çalışmaya devam edecektir.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================