Tarih: 3 Mayıs 2026

Ülke Kritik Virajda: Halkımız Demokrasi, Adalet ve Refah İstiyor!

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**

Bugün Türkiye, geleceğini derinden etkileyecek kritik siyasi gelişmelerin gölgesinde bir dönemeçten geçmektedir. Cumhur İttifakı’nın uzun süredir kapalı kapılar ardında yürüttüğü ve kamuoyundan gizlediği "yeni çözüm süreci" tartışmaları, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü tehdit eden yeni boyutlar kazanmıştır. Abdullah Öcalan’ı muhatap alan ve şeffaflıktan uzak ilerleyen bu süreç, ne yazık ki demokratik usullerden tamamen sapmış durumdadır. MİT Başkanı’nın PKK üyelerinin teslim alınması ve silah bırakmasıyla ilgili yaptığı sunumlar, hukukun üstünlüğü ilkesi çiğnenerek, sadece güvenlik bürokrasisinin inisiyatifinde şekillendirilmek istenmektedir. Bu durum, Türkiye’nin geleceği için büyük riskler barındırmaktadır.

Diğer yandan, 1 Mayıs kutlamaları bu yıl olağanüstü bir "muhalefet enerjisine" sahne olmuş, ancak iktidar yine aynı baskıcı anlayışla Taksim Meydanı’nı işçilere yasaklamıştır. Emekçilerin hak arayışını engelleme çabası, iktidarın demokrasi ve özgürlük anlayışının ne denli sınırlı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. İşçi sınıfının onurlu mücadelesinin tarihsel mirası, iktidarın polis zoruyla sindirme çabalarına rağmen meydanlarda yankılanmıştır. Bu yasaklar, sadece sendikal haklara değil, aynı zamanda anayasal toplanma ve gösteri özgürlüğüne de darbe vurmaktadır.

Uluslararası alanda ise Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik konum her zamankinden daha kırılgan hale gelmiştir. Yunanistan ile Ege'deki tansiyon, diplomatik kanallardan ziyade astrolojik yorumlarla dahi gerginliğin artacağı yönünde sinyaller vermektedir. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimini değiştirme ve İsrail gemilerinin geçişine izin vermeme yönündeki açıklamaları, küresel enerji piyasalarını ve bölge güvenliğini doğrudan etkileyecek ciddi bir tehdit olarak karşımızda durmaktadır. Bu gelişmeler, ülkemizi bir kez daha kritik bir coğrafyada, zayıf ve öngörülemez dış politika adımlarıyla karşı karşıya bırakmıştır.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**

Hak ve Adalet Partisi olarak, iktidarın demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden giderek uzaklaştığını derin bir endişeyle takip ediyoruz. 1 Mayıs kutlamaları vesilesiyle Taksim’in yasaklanması, toplanma ve gösteri özgürlüğünün açıkça ihlalidir. Bu yasak, aynı zamanda geçmişte yaşanan olayların acı derslerinden hiçbir ibret alınmadığını, iktidarın işçi haklarına ve sendikal mücadeleye karşı tavrının değişmediğini göstermektedir. Sınıf sendikacılığını polis zoruyla bastırma ve kendine yandaş sendikaları teşvik etme politikası, çalışma hayatında adaletsizliği daha da derinleştirmektedir.

"Yeni çözüm süreci" adı altında yürütülen gizli görüşmeler, hukuk devleti ve şeffaflık ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Muhatap olarak Abdullah Öcalan'ın belirlenmesi, parlamentonun ve kamuoyunun süreçten dışlanması, demokratik temsil mekanizmalarını yok saymaktadır. Türkiye'nin geçmişteki acı tecrübelerinden ders çıkarmadan, bu denli hassas bir konuyu kapalı kapılar ardında yürütme çabası, ülkenin demokratik geleceği için büyük bir handikaptır. PKK üyelerinin dönüşleri için "teyit mekanizmaları" kurulması ise hukuki süreçlerin siyasi pazarlıklara indirgendiği endişesini doğurmaktadır.

Sağlık alanında atılan adımlar da hukuk devleti ve bilimsellikten uzaklaşmanın bir başka göstergesidir. Türk Tabipleri Birliği'nin tüm uyarılarına rağmen Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Uygulamaları Yönetmeliği'nin kapsamının genişletilmesi, halk sağlığını ciddi risklere atmaktadır. Kanıta dayalı olmayan uygulamaların teşvik edilmesi, meslek etiğini aşındırmakta, kamusal kaynakları bilimsel olmayan alanlara yönlendirmekte ve sağlık hizmetlerini daha da piyasalaştırmaktadır. Uzman görüşlerinin hiçe sayılması, Türkiye’de karar alma süreçlerinin bilimsellikten ne kadar uzaklaştığının acı bir resmidir.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**

Ülkemizin ekonomik ve toplumsal yapısı, iktidarın yanlış politikaları sonucunda derin bir çöküşe doğru sürüklenmektedir. Doğum oranının tehlikeli bir seviyeye düşerek 1.48'e gerilemesi, ülkemizi demografik bir uçuruma sürüklemektedir. Nüfusun kendisini yenilemesi için gereken 2.1 seviyesinin çok altında kalmamız, önümüzdeki dönemde genç ve dinamik işgücü eksikliği, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülemezliği ve yaşlanan toplum yapısı gibi devasa sorunlarla karşılaşacağımızı göstermektedir. İktidarın bu hayati meseleye sadece söylem düzeyinde yaklaşması, çözüm üretme kapasitesinden ne kadar uzak olduğunu kanıtlamaktadır.

Doruk Madencilik işçilerinin maaşlarını alamayarak Ankara'ya yürüyüşe geçmeleri, Türkiye'deki emek sömürüsünün ve adaletsizliğin geldiği vahim noktayı gözler önüne sermiştir. Kazanılmış davalara rağmen alacaklarını tahsil edemeyen işçilerin yaşadığı çaresizlik, özelleştirme adı altında servet transferinin nasıl emekçiler aleyhine işlediğinin acı bir örneğidir. İktidarın, patronları kurtarmak adına kısa vadeli çözümler sunması, ancak uzun vadede "her zararın halkın sırtına binmesi" gerçeğini değiştirememektedir. Milli gelirin bölüşümünde emek aleyhine, yeni zengin sermaye lehine yaşanan bozulma, toplumsal adaletsizliği uçuruma çevirmiş, işçileri ve dar gelirlileri yoksullukla boğuşmaya mahkum etmiştir.

Petrol arayışlarındaki umutsuz geçmişimiz de iktidarın ülkenin kaynaklarına dair gerçekçi olmayan vaatler verme eğilimini hatırlatmaktadır. Cemal Gürsel döneminden bugüne uzanan "petrol müjdeleri", hep hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştır. Komşularımız zengin kaynaklara sahipken, ülkemizin jeolojik yapısının farklılığını göz ardı ederek, halka sürekli asılsız umutlar pompalamak, sadece mevcut sorunlardan dikkatleri başka yöne çekme çabasıdır. Ülkemiz kaynaklarını verimli kullanmak yerine, dışa bağımlılığı artıran ve halkı yoksullaştıran politikalar devam ettirilmektedir.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**

Hak ve Adalet Partisi, Türkiye'nin içinde bulunduğu bu çoklu krizden çıkış yolu için somut ve kararlı adımlar atılması gerektiğine inanmaktadır. Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve şeffaflığın temel alındığı bir yönetim anlayışı acil bir ihtiyaçtır.

Partimiz, "Yeni çözüm süreci" gibi milli güvenlik meselelerinin kapalı kapılar ardında değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla, şeffaf ve hukukun üstünlüğüne uygun bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savunmaktadır. Hukuki süreçlerin siyasi pazarlıklara kurban edilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Emekçilerin haklarını güvence altına almak, adil bir gelir dağılımı sağlamak ve sendikal özgürlükleri tam olarak tesis etmek partimizin önceliklerindendir. 1 Mayıs gibi uluslararası dayanışma günlerinde meydanların emekçilere açık olması bir haktır ve bu hakkın gasp edilmesine karşı duracağız. İşveren-işçi ilişkilerinde adaleti sağlayacak, emek sömürüsüne son verecek kapsamlı yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Halk sağlığı konusunda bilimsel veriye dayalı, Türk Tabipleri Birliği gibi uzman meslek örgütlerinin görüşlerini esas alan politikalar izlenmelidir. GETAT gibi uygulamalar, bilimsel kanıtlarla desteklenmedikçe kamusal sağlık hizmetleri içine entegre edilmemeli, koruyucu sağlık hizmetleri ve birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Sağlık kaynakları, nüfusun gerçek ihtiyaçlarına göre planlanmalıdır.

Doğum oranlarındaki düşüş gibi stratejik toplumsal sorunlara günübirlik yaklaşımlarla değil, bilimsel veriler ve uzun vadeli planlamalarla çözüm üretilmelidir. Kadınların işgücüne katılımını destekleyen, çocuk bakımı hizmetlerini yaygınlaştıran, genç ailelere yönelik kapsamlı sosyal ve ekonomik destek paketleri sunan politikalar hayata geçirilmelidir. Aile kurumu ve çocuk yetiştirme süreçleri devletin temel öncelikleri arasında yer almalıdır.

Partimiz, ülkemizin doğal kaynaklarını rasyonel ve şeffaf bir şekilde yöneterek, enerji bağımsızlığını artıracak adımlar atacaktır. Ekonomik zararların halkın sırtına yüklenmediği, adaletin ve refahın tüm topluma yayıldığı, güçlü bir Türkiye inşa etmek için var gücümüzle çalışacağız.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================