Tarih: 16 Şubat 2026
**DEMOKRASİ TİYATROSU VE TEHDİT ALTINDAKİ GELECEK: HALKIN İRADESİ KAYYUMA BIRAKILAMAZ!**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Ülkemiz, iktidarın sahnelediği siyasi tiyatrolarla ve demokrasiye yönelik kabul edilemez adımlarla derin bir karmaşaya sürüklenmektedir. Birkaç ay önce "terörsüz Türkiye" vaadiyle kurulan, dört partinin üye verdiği ve sözde terörü sona erdirme amacı taşıyan "Apo Komisyonu"nun geldiği nokta ibretliktir. Bay Devlet Bahçeli'nin "PKK'nın kurucu önderi" söylemiyle başlayan süreç, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan görüşmelere rağmen "sıfıra sıfır, elde var sıfır" ile sonuçlanmıştır. Irak Süleymaniye'de sergilenen sözüm ona silah yakma eylemleriyle birlikte, bu girişimin tam anlamıyla bir aldatmaca ve halkı ahmağa yerine koyma çabası olduğu açıkça ortaya çıkmıştır.
Yeni atanan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi hakkındaki tartışmalar ise ülke gündemine bomba gibi düşmüştür. 1925’te vatan haini olarak idam edilen İskilipli Atıf’ı "din mazlumu" ilan etmesi, Atatürk karşıtı Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerini paylaşması, Padişah Abdülhamit’in tahta çıkışını kutlaması ve en vahimi, Milli Mücadele’nin sembolü Erzurum Kongre Binası için "bu binayı Ermeniler yaptı, yıkılması lazım" iması, bu makamın taşıması gereken devlet geleneği ve Cumhuriyet değerleriyle taban tabana zıttır. Bu tür bir anlayışla böylesine kritik bir görevin yürütülemeyeceği ortadadır.
Geldiğimiz noktada, muhalif belediye başkanlarının görevden alınması, partilere kayyum atanması ve seçim sonuçlarının iktidarın lehine manipüle edilmesi gibi dehşet verici senaryolar yüksek sesle dillendirilmektedir. Hatta, "Kent Uzlaşısı"nı bozmak adına Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasının dahi bir seçenek olarak görülebileceği konuşulmaktadır. Bu gelişmeler, iktidarın kendi hanedanlığını sürdürmek uğruna geçmişteki yolsuzlukları unutturma çabası ve demokrasiyi ayaklar altına alma niyetinin bir göstergesidir.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ciddi bir tehdit altındadır. İktidar, "yönetilecek davar sürüleri" olarak gördüğü halkın iradesini yok sayarak, tek elde toplanmış gücünü demokrasinin temel taşlarını yıkmak için kullanmaktadır. Seçim sandığından çıkan halkın tercihleri, kayyum atamalarıyla gasp edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Muhalefet partilerinin ve liderlerinin haksız yere hedef alınarak sindirilmeye çalışılması, Anayasal güvence altındaki hak ve özgürlüklerin nasıl kolayca çiğnenebildiğini göstermektedir.
İçişleri Bakanı gibi kilit bir makama, Anayasa'ya ve devletin temel kararlarına aykırı beyanlarda bulunmuş bir kişinin atanması, devlet geleneği ve kurumsal yapımız üzerinde yıkıcı etkiler yaratmaktadır. Bir devlet görevlisinin, hele ki bir bakanın, Türk milleti tarafından yüzde 93 oyla kabul edilmiş konularda aykırı beyanlarda bulunması kabul edilemez. Partimiz, bu tür anlayışların Cumhuriyetimizin değerlerine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına açıkça meydan okuduğunu belirtmektedir.
Ülkemizin yakın tarihinde İnönü'ye "asker kaçağı" denmesi, Kuran'ın yasaklandığı veya camilerin ahır yapıldığı gibi yalanların yayılması, Lozan Antlaşması'na gizli maddeler atfedilmesi gibi çarpıtmalarla beslenen bir tarih manipülasyonu geleneği bulunmaktadır. Bugün de benzer bir zihniyetle Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve kurumları hedef alınmaktadır. Demokrasinin sadece sandıkla sınırlı olmadığını, hukuk devleti ilkeleri, insan hakları ve özgürlüklerle birlikte bir bütün olduğunu her fırsatta vurguluyoruz.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Ülkemiz, maalesef kötü yönetim politikaları nedeniyle ekonomik bir karmaşanın eşiğindedir. Sevgililer Gününde bile gelecekten umutlanamayan bir toplum yaratılmıştır. Yoksulluk, emekli maaşlarının ve asgari ücretin yetersizliği, öğrencilerin barınma sorunları, gençlerin geleceğe dair umutsuzluğu, kadına karşı şiddet ve çiftçinin tarlasını ekemez hale gelmesi gibi temel sorunlar çözümsüzlüğe terk edilmiştir. Vatandaşlarımız, her geçen gün daha da derinleşen bir cendereye sıkışmıştır.
Önümüzdeki dönemde, bankalar, ödemeler ve borçlarla ilgili ciddi zorlayıcı başlıkların gündeme geleceği yönündeki uyarılar, mevcut ekonomik durumun vahametini bir kez daha gözler önüne sermektedir. İktidarın günü kurtarmaya yönelik politikaları, kısa vadeli çözümler sunmaktan öteye gidememekte, uzun vadede ise telafisi zor tahribatlara yol açmaktadır. Ekonomideki bu belirsizlik ve kötü yönetim, toplumsal refahı erozyona uğratmaktadır.
Partimiz, halkımızın yaşadığı bu ekonomik sıkıntıların ve toplumsal sorunların temelinde, iktidarın liyakatsiz ve vizyonsuz yönetim anlayışının yattığına inanmaktadır. Çiftçinin alın terinin karşılığını alamaması, gençlerin iş ve barınma kaygıları, ailelerin yoksullukla mücadelesi gibi yakıcı sorunlara kalıcı ve adil çözümler üretilmesi aciliyet arz etmektedir. Mevcut tablo, vatandaşlarımızın ekonomik ve sosyal haklarının nasıl göz ardı edildiğinin açık bir göstergesidir.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, Türkiye'nin geleceğini inşa etmek adına toplumun her kesimiyle diyalog içinde, şeffaf ve katılımcı bir siyaset anlayışı benimsiyoruz. Geleceği polemik ve gerilimler üzerine değil, somut çözümler ve ortak akıl üzerine kurmak, partimizin temel prensibidir. Türkiye'nin esaslı meseleleri olan yoksulluk, adaletsizlik, barınma, eğitim ve istihdam gibi sorunlara kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışıyoruz.
Partimiz, iktidara geldiğinde halkın temel barınma sorununu kökten çözmeyi hedeflemektedir. Öğrencilerin yurt sorununu ortadan kaldıracak, ilk bir yıl içinde yeterli sayıda modern ve güvenli yurtlar inşa edecek, insanları kira derdinden kurtaracak politikaları hayata geçirecektir. Kiraları, herkesin asgari ücretiyle rahatlıkla ödeyebileceği makul seviyelere çekecek düzenlemeler yapılması, öncelikli hedeflerimiz arasındadır.
Hak ve Adalet Partisi, çiftçimizin ürettiğinden kazanacağı, emeğinin karşılığını alacağı tarım politikalarını desteklemektedir. Gençlerimizin gelecekle ilgili umutlarını yeşertecek, kadınların yaşadığı haksızlıklara ve şiddete karşı kararlı duruş sergileyecek, aileleri yoksulluk cendere sinden kurtaracak adil ve sosyal politikalar geliştirecektir. Partimiz, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine bağlı kalarak, milli dayanışmayı güçlendirecek, demokrasiyi her yönüyle işletecek ve kardeşlik iklimini yeniden tesis edecek bir Türkiye vizyonu sunmaktadır.
**Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu**
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================