Tarih: 25 Aralık 2025
**AKP İktidarının Yıpratıcı Sürecinde Türkiye: Ahlaki Çöküş, Bölücü Tartışmalar ve Ekonomi Çıkmazı**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Bugün Türkiye, yirmi yılı aşkın süredir devam eden bir iktidarın getirdiği ağır sonuçlarla yüzleşmektedir. Ülkemiz, her geçen gün daha da derinleşen ekonomik sorunlarla boğuşurken, toplumsal ahlaki değerlerdeki çöküş ve yargıya olan güvenin sarsılması endişe verici boyutlara ulaşmıştır. İktidarın, akılcı çözümler yerine günü kurtarmaya yönelik hamleleri, her alanda çözümsüzlüğü derinleştirmekte, vatandaşın geleceğe dair umutlarını tüketmektedir. Bu durum, toplumun farklı kesimlerinde ciddi bir güvensizlik ve umutsuzluk yaratmaktadır.
Milli birliğimizi hedef alan ve dışarıdan beslenen "Kürt sorunu" gibi kavramlar üzerinden yaratılan tartışmalar, ülkemizi bir kez daha gereksiz kutuplaşmalara sürüklemektedir. Cumhuriyetimizin temelini oluşturan kapsayıcı "Türk kimliği" bilerek ya da bilmeyerek tartışmaya açılmakta, etnik ayrıcalık arayışları milli dayanışmamızı zedelemektedir. İktidar, bu hassas konularda net bir duruş sergileyemeyerek, ayrıştırıcı unsurların güçlenmesine zemin hazırlamaktadır. Partimiz, bu tür bölücü yaklaşımlara karşı hukukun üstünlüğünü ve vatandaşlık bağını esas alan bir anlayışı savunmaktadır.
Dış politikamızda yaşanan köklü değişimler, Türkiye'yi uluslararası arenada yalnızlaştırmıştır. Bir zamanlar "orta ölçekli güç" olarak tanımlanan, öngörülebilir ve dengeli diplomasi yürüten ülkemiz, lider merkezli ve ideolojik önceliklere dayalı politikalarla komşularıyla sorunlar yaşamış, küresel aktörler arasındaki saygın konumunu yitirmiştir. "Komşularla sıfır sorun" ilkesi, yerini stratejik hatalara ve bölgesel gerilimlere bırakarak, ülkemizin ulusal çıkarlarını tehlikeye atmıştır.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Ülkemizde demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ciddi bir tehdit altındadır. İktidarın politikaları sonucunda, yargıya olan güven neredeyse sıfırlanmış, hukukun üstünlüğü ilkesi yerine siyasi çıkarlar ön plana çıkmıştır. Toplumda yaygınlaşan yolsuzluk algısı, sıradan bir tartışmada bile silahların çekildiği, birbirine güvenmeyen bir yapıya evrilen sosyal dokumuzun en temel sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu ahlaki çöküş, bizzat iktidar eliyle yaratılmış, adeta bir "ahlaksızlık belası" olarak milletimizin üzerine sinmiştir.
Milletvekillerinin kendilerine sağladığı ayrıcalıklar, hukuk devletinin temelini oluşturan eşitlik ilkesini ayaklar altına almaktadır. Çift maaş alan vekillerin varlığı ve Meclis'in bu duruma sessiz kalması, sıradan vatandaşın adalet duygusunu derinden yaralamaktadır. Tarihimizde hilafet ve saltanatı yıkan Cumhuriyet devrimleriyle kaldırılan "imtiyaz" ve "ayrıcalık" kültürü, ne yazık ki bugün Meclis çatısı altında yeniden hortlamış, siyaset kurumunun itibarını zedelemiştir.
Yargı bağımsızlığının siyasi baskılar altında kalması, Ekrem İmamoğlu ve ana muhalefet partisi üzerindeki davaların ve iş insanlarına yönelik müdahalelerin siyasi motivasyonlarla yapıldığına dair güçlü izlenimler yaratmaktadır. Bu tür adımlar, hukuku bir sopa olarak kullanarak muhalif sesleri kısmaya ve 2027 seçimleri öncesinde siyasi rakipleri saf dışı bırakmaya yönelik bir hazırlık olarak değerlendirilmektedir. Partimiz, böylesi bir siyasi mühendislik ve yargı manipülasyonunun karşısında durarak, hukuk devleti ilkelerini kararlılıkla savunacaktır.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Ekonomide uygulanan programın ağır aksak ilerlediği ve istenilen sonuçları vermediği artık herkes tarafından açıkça görülmektedir. Vatandaşlarımız her geçen gün daha da fakirleşmekte, temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmaktadır. İktidarın ekonomik konulardaki çözümsüzlüğü, sadece bugünümüzü değil, geleceğimizi de ipotek altına almıştır.
Nüfus planlaması konusunda geçmişte önemli adımlar atılmışken, bugün gelinen noktada kadın başına düşen çocuk sayısının 1.54'e kadar gerilemesi, ekonomik belirsizliğin ve gelecek kaygısının en somut göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın "en az 3 çocuk" çağrısı, vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle karşılık bulamamaktadır. Aileler, çocuklarına iyi bir gelecek sunamayacakları endişesiyle çocuk sahibi olmaktan çekinmekte, bu da toplumsal demografik yapımızı tehdit etmektedir.
Gelecek yıllara dair ekonomik tahminler de iç açıcı değildir. 2026 sonrası için "tufan" öngörüleri yapılırken, seçim ekonomisinin yaratacağı tahribat göz ardı edilmektedir. Asgari ücret zammının %25-30 gibi düşük bir oranda tutulma çabaları, emekçilerin alım gücünü daha da düşürecek, enflasyon karşısında ezilmelerine neden olacaktır. Partimiz, bu gerçek dışı ve halkı yoksulluğa sürükleyen politikalara derhal son verilmesini, vatandaşın refahını merkeze alan adımlar atılmasını talep etmektedir.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizi içine sürüklendiği bu çok yönlü krizden çıkarmanın tek yolunun, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine geri dönmek ve evrensel hukuk ilkelerini yeniden tesis etmek olduğuna inanıyoruz. Partimiz, adalet sistemindeki güveni yeniden inşa etmek için yargı bağımsızlığını tartışmasız bir şekilde güvence altına alacak, her türlü ayrıcalığı kaldırarak eşitlik ilkesini hayata geçirecektir. Yolsuzlukla mücadele, tavizsiz bir şekilde sürdürülecek ve toplumdaki ahlaki çöküşün önüne geçilecektir.
Milli birliğimizi zedeleyen her türlü bölücü tartışmaya son verecek, kapsayıcı "Türk kimliği" şemsiyesi altında tüm vatandaşlarımızı birleştireceğiz. Etnik ayrıcalık arayışlarına asla izin vermeyecek, hukukun üstünlüğünü yegane ayrıcalıklı ilke haline getireceğiz. Ülkemizin kurucusu Büyük Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 106. yıldönümünde, onun çizdiği çağdaş, birleştirici ve bağımsız Türkiye vizyonuna sıkı sıkıya bağlı kalacağız.
Ekonomide popülist değil, akılcı ve sürdürülebilir politikalar izleyerek vatandaşlarımızın refahını artıracağız. Adil gelir dağılımını sağlayacak, asgari ücreti insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkaracağız. Ailelerin geleceğe güvenle bakabileceği, çocuklarını yetiştirebilecekleri bir ekonomik ortamı temin edeceğiz. Dış politikada ise ideolojik saplantılardan arınmış, ulusal çıkarlarımızı esas alan, bölgemizde barış ve istikrarı tesis eden dengeli bir duruş sergileyerek Türkiye'yi yeniden saygın bir aktör haline getireceğiz. Hak ve Adalet Partisi, bu zorlu süreçte milletimizin umudu olmaya, aydınlık bir geleceği inşa etmeye kararlıdır.
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================