Tarih: 16 Haziran 2026
**GÜNDEMİMİZDEKİ ACİL MESELELER: KÖTÜ YÖNETİMİN GÖRÜNMEZ ELİ**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Bugünkü Türkiye gündemi, siyasi aktörlerin iç çekişmeleri, hukuki belirsizlikler ve yönetimin önceliklerini sorgulatan icraatlarıyla doludur. Ana muhalefet partisinde yaşananlar, siyasetimizin ne denli kırılgan ve kişisel hesaplaşmalara açık olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Genel Başkanlık makamına mahkeme kararıyla dönen bir liderin, kendi döneminde ihraç ettiklerini geri alırken, yeni yönetim döneminde partiye alınanları ihraç etmeye kalkışması, parti içi demokrasinin ve hukukun nasıl keyfi bir şekilde eğilip büküldüğünün en çarpıcı örneğidir. Parti tüzüğünün açık hükümlerine rağmen milletvekillerinin Parti Meclisi kararı olmaksızın Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi, kurumsal yapıların nasıl hiçe sayıldığını göstermektedir.
Bu iç çekişmeler devam ederken, büyükşehirlerimizde yaşanan yolsuzluk iddiaları da gündeme damgasını vurmuştur. Bir yandan bir ilçe belediye başkanı ve beraberindeki 17 kişinin tutuklandığı rüşvet ve kamu zararı iddiaları, diğer yandan imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara göz yumulduğu iddialarıyla bir büyükşehir belediyesini de içine alan operasyonlar, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne denli ayaklar altına alındığını gözler önüne sermektedir. Partimiz, her türlü yolsuzluğun üzerine gidilmesini, suçluların adalet önüne çıkarılmasını ve kamu kaynaklarının korunmasını birincil görev olarak görmektedir.
Öte yandan, iktidar partisinin büyük bir uluslararası organizasyonu bahane ederek sergilediği savurganlık ve halkı hiçe sayan tavırlar kabul edilemez düzeydedir. NATO Zirvesi için Ankara’da harcanan on milyarlarca lira, kronikleşmiş sorunlara çözüm bulunmazken, vatandaşın cebinden çıkan paranın nasıl pervasızca harcandığını göstermektedir. Sınavların ertelenmesi, öğrenci yurtlarının boşaltılması, kamu emekçilerine idari izinler çıkarılması gibi uygulamalar, halkın günlük hayatının, öğrencilerin gelecek planlarının, emekçinin çalışma düzeninin bir uluslararası şova feda edildiğinin açık bir göstergesidir. Bu tablo, iktidarın önceliklerinin halktan ne kadar uzak olduğunu kanıtlamaktadır.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Ülkemizdeki demokrasi ve hukuk devleti ilkesi, son gelişmelerle birlikte ağır yara almaya devam etmektedir. Ana muhalefet partisinde yaşanan kurultay belirsizliği, mahkeme kararlarıyla partilerin iç işleyişine müdahale edilmesi ve ardından gelen ihraç süreçleri, siyasetin yargı eliyle dizayn edilme çabalarının tehlikeli boyutlara ulaştığını göstermektedir. Parti tüzüklerinin açık hükümlerine rağmen yapılan işlemler, Yüksek Disiplin Kurulu’nun ‘yanlı’ tutumu, hukukun üstünlüğü yerine iktidar hırsının ve kişisel menfaatlerin üstün geldiği bir tablo çizmektedir. Bu durum, yalnızca bir partinin iç meselesi değil, Türkiye siyasetindeki demokratik süreçlerin ve hukuk devleti ilkelerinin erozyona uğradığının açık kanıtıdır.
Yerel yönetimlerde patlak veren yolsuzluk ve usulsüzlük operasyonları, denetim mekanizmalarının yetersizliğini ve kamu gücünün suiistimal edilmesinin yaygınlığını ortaya koymaktadır. Özellikle imar ve ihale süreçlerindeki iddialar, "resmi belgede sahtecilik" gibi ağır suçlamalar, vatandaşın devlete olan güvenini derinden sarsmaktadır. Bu operasyonların siyasi saiklerle yönlendirilip yönlendirilmediği de ciddi bir soru işaretidir ve adaletin herkese eşit uygulanıp uygulanmadığına dair şüpheleri artırmaktadır. Partimiz, adli süreçlerin şeffaf, bağımsız ve tarafsız bir şekilde yürütülmesini talep etmektedir.
İktidarın, bir uluslararası toplantı için aldığı tedbirler ve yaptığı harcamalar, devletin vatandaş üzerindeki tahakkümünün kabul edilemez seviyelere ulaştığını kanıtlamaktadır. Öğrenci yurtlarının boşaltılması, sınavların ertelenmesi, etkinliklerin yasaklanması gibi kararlar, temel hak ve özgürlüklerin bir gecede askıya alınabildiğini göstermektedir. Bu tür bir yönetim anlayışı, demokrasiyle bağdaşmaz ve halkın iradesini hiçe sayan otoriter bir tutumun işaretidir. Partimiz, iktidarı, şeffaf, hesap verebilir ve halkın haklarına saygılı bir yönetim anlayışına dönmeye davet etmektedir.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Ülkemiz, iktidarın yanlış ekonomi politikaları ve öncelikleri nedeniyle ağır bir maliyetle karşı karşıyadır. NATO Zirvesi için harcanan on milyarlarca lira, vatandaşın temel ihtiyaçları ve kronikleşmiş sorunları için kullanılması gereken kamu kaynaklarının nasıl israf edildiğinin somut bir göstergesidir. Yıllardır çözüm bekleyen altyapı sorunları, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikler görmezden gelinirken, uluslararası bir ‘şov’ uğruna yapılan bu denli büyük harcamalar, iktidarın halkın derdinden ne kadar uzaklaştığının kanıtıdır. Bu paralarla kaç okul, kaç hastane yapılabileceği, kaç yoksul ailenin refah seviyesinin yükseltilebileceği sorgulanmalıdır.
Ekonomi yönetiminin verilerle oynayarak suni bir başarı tablosu çizme gayreti de devam etmektedir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın ‘dünyanın iki katı büyüme’ iddiaları, 2020 gibi pandemi dönemi ‘baz etkisi’ avantajıyla açıklanan, gerçekte ise üretkenlikten uzak, iç tüketime ve enflasyonist kredi genişlemelerine dayalı bir büyüme illüzyonudur. Bu büyümenin gerçek bedeli, kronikleşen yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı olarak vatandaşın sırtına yüklenmiştir. Halk, alım gücünün her geçen gün azaldığını, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını bizzat deneyimlerken, iktidarın pembe tabloları gerçeklikten kopuktur.
Öte yandan, maden işçilerinin Edirne'deki 27 günlük direnişi ve yaşanan tehditler, kurşunlanma olayları, emeğin ne denli güvencesiz ve hak arayışının ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. İşçilerin hak ettikleri ücret ve fazla mesai için yer altında açlık grevine gitmek zorunda kalması, iktidarın emekçilerin haklarını koruma konusundaki yetersizliğini ve sermaye yanlısı tutumunu gözler önüne sermektedir. Partimiz, işçilerin kazanımla sonuçlanan bu direnişini selamlamakla birlikte, böylesine zorlu mücadelelere gerek kalmayacak, emeğin hakkının korunacağı bir düzenin gerekliliğini vurgulamaktadır.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu çok katmanlı krizden çıkış yolunun net ve kararlı bir duruşla mümkün olduğuna inanıyoruz. Öncelikle siyasetin ve yargının bağımsızlığı tesis edilmeli, partilerin iç işleyişine dışarıdan müdahale son bulmalı, siyasi partiler kanunu demokratikleşme yönünde acilen güncellenmelidir. Partimiz, parti içi demokrasinin en üst düzeyde işlediği, tüm kademelerin tüzüklere uygun, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıda olmasını savunmaktadır.
Yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddiaları, partimizin sıfır tolerans ilkesiyle ele aldığı hayati bir konudur. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, kamu kaynaklarını kişisel menfaatleri için kullanan, rüşvet ve usulsüzlüklere karışan herkesin yargı önüne çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılması sağlanmalıdır. Partimiz, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini, şeffaf ihale süreçlerinin garanti altına alınmasını ve vatandaşın kamu hizmetlerine olan güvenini yeniden tesis edecek adımların atılmasını öncelik olarak görmektedir.
Ekonomi politikalarında radikal bir dönüşüm kaçınılmazdır. Partimiz, rant ekonomisine dayalı, kısa vadeli ve enflasyonist büyüme modellerinden vazgeçilerek, üretimi, istihdamı ve yüksek katma değeri esas alan sürdürülebilir bir ekonomik yapıya geçişi savunmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın refahı ve geleceği için kullanılması, israfın önlenmesi, pahalılıkla mücadele ve alım gücünün yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir. İşçi haklarının tam ve eksiksiz bir şekilde korunması, sendikal özgürlüklerin güvence altına alınması ve kimsenin emeğinin sömürülmesine izin verilmemesi, partimizin işçi ve emekçi dostu politikalarının merkezindedir. Hak ve Adalet Partisi, bu ülkenin insanlarının hak ettiği adalet, refah ve huzuru inşa etmek için yılmadan mücadele edecektir.
Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================