Tarih: 9 Mayıs 2026
**ADALET BAKANLIĞI’NDAKİ ŞOK İDDİALAR VE EKONOMİDEKİ ATAMALARLA SARAY DÜZENİNİN YENİDEN YAPILANMASI**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Bugün Türkiye, bir yandan Adalet Bakanlığı’ndaki vahim iddialarla çalkalanırken, diğer yandan da kritik kamu kurumlarına yapılan atamalarla iktidarın siyasi ve ekonomik gücünü pekiştirme çabalarına tanıklık etmektedir. Ana muhalefet partisi liderinin Adalet Bakanı hakkında ortaya koyduğu tapu kayıtlarına ilişkin iddialar, yargının bağımsızlığına ve adalete olan güvene vurulmuş ağır bir darbedir. Partimiz, bu iddiaların derhal ve şeffaf bir şekilde soruşturulmasını, sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılmasını talep etmektedir. Bir bakanın, adaleti temsil etmesi gereken bir kurumun başında bu tür şaibelerle anılması, kabul edilemez bir durumdur.
Saray Rejimi, milletimizin tüm dikkatleri adalet sistemine çevrilmişken, ekonomi yönetiminin en kritik kurumları olan Merkez Bankası, TÜİK ve Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere birçok üst düzey pozisyona yeni atamalar gerçekleştirmiştir. Bu atamalar, liyakat ve şeffaflık ilkelerinden uzak, mevcut iktidarın kadro tahakkümünü güçlendirme gayretinin bir göstergesidir. Özellikle ekonomik krizin derinleştiği, enflasyonun halkı ezdiği bir dönemde, bu kurumların başına getirilen isimlerin bağımsızlıkları ve yeterlilikleri konusunda ciddi şüpheler bulunmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSTAÇ'ta yaşanan olaylar ise, yargı kararlarının dahi siyasi intikam uğruna hiçe sayıldığının acı bir örneğidir. Hukuksuz bir şekilde "Kod 25" ile işten çıkarılan ve mahkeme kararıyla işe iadesine hükmedilen bir engelli vatandaşımızın hala görevine başlatılmaması, yerel yönetimler üzerindeki siyasi baskının ve hukuk tanımazlığın geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. Partimiz, bu tür hukuksuz uygulamalara derhal son verilmesini ve yargı kararlarına uyulmasını beklemektedir.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri, bugün ülkemizde eşi benzeri görülmemiş bir saldırı altındadır. Adalet Bakanı hakkındaki iddialar, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürmenin ötesinde, halkın adalet sistemine olan inancını temelden sarsmaktadır. Bu tür iddiaların üzeri örtülmeye çalışıldığı her an, demokratik değerlerimiz bir parça daha aşınmaktadır. Partimiz, bu meselenin takipçisi olacak ve gerçek adalet tesis edilene kadar mücadelemizi sürdürecektir.
Bağımsız gazeteciliğe yönelik baskılar, eleştirel seslerin susturulma çabaları ve yargı kararlarının iktidar hevesleriyle çiğnenmesi, ülkemizi bir hukuk devleti olmaktan uzaklaştırmaktadır. Geçmişte yaşanan Merdan Yanardağ örneği, iktidarın bağımsız medyaya karşı uyguladığı yıldırma politikalarını açıkça ortaya koymuştur. Kalemini kiralamayan, halkın gözünden saklanan gerçekleri dile getiren her gazeteci, maalesef hedef haline gelmektedir.
Bu Zafer Günü'nde faşizme karşı verilen mücadelenin ve Sovyet halklarının direnişinin 81. yıldönümünü anarken, ülkemizin bugün içinde bulunduğu durumu derin bir endişeyle izlemekteyiz. Geçmişte verilen büyük mücadelelerin ruhuna aykırı olarak, farklı düşüneni ötekileştiren, yargı kararlarını yok sayan ve vatandaşın haklarını gasp eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü, ancak tüm kurumların bağımsızlığı ve hesap verebilirliği ile temin edilebilir.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Milletimiz, derinleşen ekonomik krizin ağır yükü altında ezilmektedir. Hazine ve Maliye Bakanı’nın akaryakıtta uygulandığı iddia edilen ÖTV feragatı ve maliyet hesaplamaları, gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalardır. Bakanlığın çelişkili beyanları, ekonomik verilerin şeffaflık ilkesinden ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını vermekle yükümlü olan iktidar, maalesef ekonomik gerçekleri gizlemeyi tercih etmektedir.
Eğitim sistemi ise, geleceğimizi ipotek altına alacak derin sorunlarla boğuşmaktadır. Milli eğitimdeki 4+4+4 sistemi, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları ve üniversitelerde artan yabancı öğrenci sayısı hedefleri, bilimsel ve pedagojik yaklaşımlardan uzak, günü kurtarmaya yönelik politikalardır. YÖK’ün yabancı öğrenci sayısını 1 milyona çıkarma hedefi, ülkemizin kendi gençlerinin kaliteli eğitime erişim sorunları varken, bir pazar arayışından öteye gidememektedir. Eğitimin niteliği düşerken, gençlerimiz işsizlik ve umutsuzluk girdabında çırpınmaktadır.
Libya’da yaşanan çatışmalar ve petrol rafinerisindeki üretim durdurma kararı, bölgesel istikrarsızlığın ve enerji güvenliği üzerindeki tehditlerin boyutunu bir kez daha göstermektedir. Bu tür gelişmeler, ülkemizin enerji politikalarını ve dış ilişkilerini doğrudan etkileyebilecek potansiyel taşımaktadır. Ekonomik sorunlarla boğuşan Türkiye, bu tür dış faktörlerden de olumsuz etkilenmektedir. İktidarın, tüm bu ekonomik ve toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, günübirlik hamlelerle geçiştirme politikası kabul edilemez.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Partimiz Hak ve Adalet Partisi, ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık tablodan çıkış için gerçekçi ve uygulanabilir çözümler sunmaktadır. Her şeyden önce, Adalet Bakanı hakkındaki iddiaların tam bağımsız bir yargı süreciyle açıklığa kavuşturulması ve adaletin tecelli etmesi için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Hiçbir makam, hukuk ve ahlak kurallarının üzerinde değildir.
Demokrasi ve hukuk devletinin yeniden inşası, Partimizin temel önceliğidir. Yargı bağımsızlığına tam saygı gösterilmeli, medya üzerindeki baskılar kaldırılmalı ve siyasi intikam mekanizmaları derhal durdurulmalıdır. Yargı kararlarının uygulanması ve vatandaşların temel haklarının korunması, devlet olmanın olmazsa olmazıdır. Biz, halkın iradesine ve hukukun üstünlüğüne kayıtsız şartsız bağlı bir yönetim anlayışını savunuyoruz.
Ekonomide şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik ilkeleri derhal tesis edilmelidir. Ekonomi kurumlarına yapılan atamalarda siyasi referanslar değil, uzmanlık ve bağımsızlık esas alınmalıdır. Enflasyonla mücadelede popülist değil, bilimsel ve sürdürülebilir politikalar uygulanmalıdır. Vatandaşımızın sırtındaki vergi yükü hafifletilmeli, gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmelidir. Partimiz, bu zorlu süreçte milletimizin refahını önceleyen, üreten ve adil bir ekonomik sistemin kurulması için kararlıdır.
Eğitim sistemimiz, çağın gereklerine uygun, bilimsel, laik ve nitelikli bir yapıya kavuşturulmalıdır. Gençlerimizin geleceği siyasi hesaplara kurban edilmemeli, mesleki ve akademik eğitim kalitesi yükseltilerek istihdam olanakları artırılmalıdır. Partimiz, ülkemizin her bir ferdinin eşit, adil ve insanca bir yaşam sürme hakkına sahip olduğuna inanmakta, bu doğrultuda var gücüyle çalışmaya devam edecektir.
Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================