Tarih: 5 Mayıs 2026

Türkiye'de Hukuksuzluk Gölgesinde, Saray Rejimi Toplumu Kutuplaştırıyor, Ekonomi Çıkmaza Sürüklüyor

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**

Bugün ortaya çıkan gelişmeler, iktidarın ülkeyi bir hukuk ve demokrasi krizine sürüklediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Eski bir iktidar vekilinin muhalefet partisine yönelik, yargı eliyle bir "mutlak butlan" kararı hazırlandığı ancak siyasi sonuçları nedeniyle ertelendiği yönündeki iddiaları, yargının siyasallaştırılarak muhalefeti susturma ve kontrol etme arayışının açık bir göstergesidir. Demokrasinin temel taşlarından olan siyasi partilere yönelik bu tür müdahaleler, halkın iradesine ve seçme hakkına doğrudan kastetmektir.

Diğer yandan, iktidara yakınlığıyla bilinen ve adı çeşitli şaibelerle anılan bir turizm patronunun, Suriye'deki tartışmalı gruplardan birinin lideriyle başkent Şam'da yatırım ve turizm görüşmeleri yapması, dış politikada şeffaflıktan uzak, sorgulanabilir ilişkilerin derinleştiğini düşündürmektedir. Bu tür karanlık görüşmeler, ulusal güvenliğimizi ve itibarı zedelemekte, kamuoyunun merakını ve endişesini artırmaktadır. Partimiz, bu ilişkilerin amacının ne olduğunu ve sonuçlarının hesabının sorulmasını talep etmektedir.

Siyasi ortamdaki kutuplaşmanın geldiği vahim nokta ise, seçilmiş bir milletvekilinin farklı milliyetçi çevrelerden gelen ağır tehdit ve ithamlara maruz kalmasıyla kendini göstermiştir. Seçilmiş bir temsilcinin etnik kökeni üzerinden hedef alınması ve "ajanlık"la suçlanması, siyasetin giderek çirkinleştiğinin ve uzlaşma zeminlerinin tamamen ortadan kalktığının üzücü bir işaretidir.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**

Hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alındığı, adaletin mülkün temeli olmaktan çıktığı bu dönemde, demokrasi her gün yeni bir darbe almaktadır. Muhalif bir partinin iç işlerine yargı yoluyla müdahale etme çabaları, hukuk devletinin nasıl bir sopaya dönüştürüldüğünün en acı örneklerinden biridir. Mahkeme heyetlerinin "ülkenin menfaatleri" gerekçesiyle siyasi sonuçlar doğuracak kararları bekletme yorumları, yargının bağımsızlığını tamamen yitirdiğinin ve yürütmenin emrine girdiğinin açık bir itirafıdır.

Basın özgürlüğü ise bu baskı ortamında en büyük yarayı alan değerlerimizden biri olmuştur. Aydın'da yerel bir haber sitesi sahibinin, kendini Ülkü Ocakları mensubu olarak tanıtan kişilerce eşinin yanında darp edilmesi, fikirlerini ifade eden gazetecilerin nasıl bir tehdit altında yaşadığını gözler önüne sermektedir. Bu alçakça saldırı, sadece bir kişiye değil, tüm basın camiasına ve ifade özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır. Partimiz, bu tür şiddet eylemlerini en güçlü şekilde kınamakta ve sorumlularının derhal adalet önüne çıkarılmasını talep etmektedir. Ülkede bir "kaymak tabaka" oluşturulurken, adaletin bu "eteğini öpenler" için çalışması, halkın devlete olan güvenini derinden sarsmaktadır.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**

Ülkemiz, iktidarın basiretsiz ekonomi politikaları yüzünden derin bir buhranın pençesinde kıvranmaktadır. Dünyada en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında yer almamız, vatandaşın alım gücünün her geçen gün erimesine, yoksulluğun ve çaresizliğin artmasına neden olmaktadır. Merkez Bankası'nın beklenti anketlerinde enflasyonun düşeceğine dair inancın kaybolması, hükümetin ekonomi yönetimine duyulan güvensizliğin somut bir göstergesidir. Kur Korumalı Mevduat gibi popülist politikalarla Hazine'ye trilyonlarca lira yük bindirenlerin hesap vermemesi, aksine oturdukları yerden "kaymaklı maaşlarla" ödüllendirilmesi, adalet duygusunu hançerlemektedir.

İktidarın, doğum oranlarının düşmesine karşı aileleri "daha fazla çocuk yapın" çağrısıyla ve "evlilik kredisi" gibi palyatif çözümlerle oyalama çabaları ise, toplumsal sorunlara yüzeysel yaklaşıldığını kanıtlamaktadır. Mersin'de zehirlenerek iki evladını kaybeden bir ailenin yaşadığı acı, halkın gıda güvenliği ve yaşam standartları gibi temel ihtiyaçlardaki kırılganlığını gözler önüne sermiştir. Milyonlarca emekçi açlık sınırı altında asgari ücretle yaşam mücadelesi verirken, iktidarın bir eliyle "Aile Yılı" ilan edip, diğer eliyle halkı öküz yerine koyarak yandaşlarına bir "kaymak tabaka" oluşturması kabul edilemez. Ülkede 1 Mayıs gibi işçi sınıfının hak arayışının sembolü olan günlerin bile amacından saptırılması ve politize edilmesi, emeğin sorunlarına ne kadar uzak düşüldüğünün bir göstergesidir.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**

Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içine sürüklendiği bu karanlık tabloyu aydınlatmak için kararlılıkla mücadele etmekteyiz. Partimiz, öncelikle bağımsız ve tarafsız yargı mekanizmalarının yeniden tesis edilmesini, hukukun üstünlüğünün tartışmasız bir şekilde uygulanmasını savunmaktadır. Siyasi müdahalelerden arındırılmış bir yargı, her vatandaşın güvencesi olacaktır.

Ekonomik krizden çıkış yolu, popülist ve günü kurtarmaya yönelik politikalar yerine, şeffaf, öngörülebilir ve liyakate dayalı bir ekonomi yönetimiyle mümkündür. Partimiz, devlette biriken "kaymak tabakaya" verilen imtiyazların derhal sonlandırılmasını, kamu kaynaklarının halkın refahı için kullanılmasını ve gelir eşitsizliğinin giderilmesini esas alacak politikalar geliştirmektedir. Emeklinin, çiftçinin, esnafın sırtına yüklenen faturanın sorumlularından hesap sorulmalı, asgari ücretle insanca yaşam mücadelesi veren her vatandaşımızın hakkı teslim edilmelidir.

Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alındığı, farklı seslerin rahatça duyulabildiği gerçek bir demokrasiyi inşa etmek hedefimizdir. Toplumdaki kutuplaşmayı derinleştiren değil, birleştirici ve kucaklayıcı politikalarla hareket edeceğiz. Şeffaf dış ilişkilerle ülkemizin itibarını yeniden yükseltecek, karanlık pazarlıklara asla geçit vermeyeceğiz. Hak ve Adalet Partisi, yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin son bulduğu, adaletin herkese eşit uygulandığı, fırsat eşitliğinin sağlandığı, Türkiye Cumhuriyeti'ni yeniden inşa etme kararlılığındadır.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================