Tarih: 6 Kasım 2026 Vurgunlar, Vahşet ve Hukuksuzlukla Kararan Türkiye Gündemi: Hak ve Adalet Partisi'nin Değerlendirmesi **GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ** Ülkemiz, derin bir siyasi krizin ve yozlaşmanın pençesinde kıvranmaktadır. Bugün, milletimizin gözü önünde, 2027 yılı bütçe görüşmeleri sürerken, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlık bütçeleri anlatılmaktadır. Ancak asıl konuşulması gereken, iktidarın yıllardır ülkenin kaynaklarını nasıl israf ettiği, nasıl bir rant düzeni kurduğu ve yakın zamanda ortaya çıkan devasa fon vurgunudur. Eski bakanların, Diyanet Vakfı yöneticilerinin ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyelerinin adının karıştığı bu vurgun, "fetva" kisvesi altında organize bir soygunun resmiyet kazanmış halidir. Bu akıl almaz vurgun, sadece birkaç kişinin cebine giden bir para değil, milletimizin refahından çalınan, yaklaşık 7.5 trilyon lirayı aşan devasa bir kayıptır. Bu para, tüm emeklilere yıllarca bayram ikramiyesi olabilecek, tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerine sıcak yemek sağlayabilecek veya milyonlarca KOBİ'ye can suyu olabilecekken, bir avuç vurguncunun kasasına aktarılmıştır. Üstelik bu organize soygunun sorumluları 50 gündür açıklanamamakta, soruşturma adeta ağırdan alınmaktadır. Hak ve Adalet Partisi olarak, bu konunun üstünün örtülmesine asla izin vermeyeceğiz. Siyasi gündemimizin bir diğer önemli başlığı ise, ülkemizi bölgede yeni savaşların cephesi haline getirecek olan Mekke Anlaşması'nın Meclis'ten geçmesidir. Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan bu askeri ittifak, ABD ve İsrail'in çıkarları doğrultusunda ülkemizi ateş hattına atmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Milletvekillerimizin önemli bir kısmının oylamaya dahi katılmadığı bu anlaşma, dış politikadaki basiretsizliğin ve teslimiyetçiliğin son örneğidir. **DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ** Ülkemizde demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri, iktidarın 25 yıllık uygulamalarıyla ağır yara almıştır. Parlamenter sistemin yok edilmesi, bakanların tek bir kişiye karşı sorumlu hale getirilmesi ve müsteşarlık gibi devlet sisteminin temel taşlarının sökülmesi, yürütmenin gücünü sınırsız bir boyuta taşımıştır. Bu durum, fon vurgunu gibi organize suçların rahatlıkla işlenebildiği, hesap verme mekanizmalarının felç olduğu bir ortam yaratmıştır. Adalet Bakanı'nın dahi "organize soygun" dediği bir hadisede, sorumluların 50 gündür neden açıklanmadığı, devletin en tepe kurumlarının bu duruma nasıl göz yumduğu büyük bir soru işaretidir. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kuruluşunun 45. yıldönümünde, anti-demokratik yapısıyla akademik özgürlükleri boğmaya devam etmektedir. İktidar partisi, seçim vaatlerinde YÖK'ü kaldırma sözü vermiş olmasına rağmen, bu kurumu üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmış, akademik özerkliği tamamen ortadan kaldırmıştır. Kayyum rektör atamaları, akademisyenlerin ve öğrencilerin demokratik taleplerinin Silivri yoluyla susturulması, ülkemizin bilimsel geleceği açısından utanç verici gelişmelerdir. Hukukun üstünlüğü ilkesi, gazetecilerin ve muhalif seslerin sindirilmesiyle her geçen gün daha da aşınmaktadır. Fon skandalını kamuoyuyla paylaşan gazeteciler, "topluma güvensizlik yaratmak" gibi mesnetsiz suçlamalarla yıllarca hapis cezası talebiyle yargılanmaktadır. Bu durum, ifade özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının açıkça ihlalidir. Ayrıca, mafya liderlerinin siyasi parti genel başkanlarını ziyaret etmesi ve eski bir bakanın şüpheli ölümüyle ilgili ağır metal bulgularının ortaya çıkması, ülkemizdeki güvenlik ve adalet algısının ne denli sarsıldığını gözler önüne sermektedir. **EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR** Ekonomimiz, "faiz sebep, enflasyon sonuç" gibi akıl dışı hipotezlerin test edildiği bir deneme tahtasına dönüştürülmüştür. Küresel çapta yaşanan salgın, savaşlar ve enerji krizleri zaten ağır olan yükümüzü artırırken, içeride yaşanan 7.5 trilyon liralık fon vurgunu, vatandaşlarımızın sırtına vurulan en büyük darbedir. Bu denli büyük bir yolsuzluk, hali hazırda yoksullukla mücadele eden, geçim sıkıntısı çeken ve gelirleri eriyen milyonlarca vatandaşımızın hayatını doğrudan etkilemiştir. Hazine ve Maliye Bakanı'nın fon vurguncularının listesini açıklama konusunda "şahsen tercih ederim" demesine rağmen, listelerin hala gizli tutulması, yolsuzlukla mücadeledeki samimiyetsizliği ve şeffaflık eksikliğini açıkça göstermektedir. Kamu kaynaklarının bu vurgunda kullanılmadığı iddia edilse de, milletin güveninin sarsıldığı ve büyük bir servetin bir anda buharlaştığı gerçeği ortadadır. Toplumsal yaşamımız ise artan şiddet olaylarıyla her geçen gün daha da gerilimli bir hal almaktadır. Afyonkarahisar'da yaşanan vahşi silahlı saldırıda 8 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi, içinden geçtiğimiz karanlık dönemin acı bir yansımasıdır. Bu tür olaylar, sadece münferit cinayetler değil, toplumsal çürümenin, kutuplaşmanın ve adaletsizlik duygusunun tetiklediği vahim sonuçlardır. İnsanların gelirlerini yükseltme mücadelesi olarak görülen enflasyon, aslında temel ihtiyaçlara ulaşma mücadelesine dönüşmüş, toplumun büyük bir kesimi hayatta kalma derdine düşmüştür. **PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ** Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizi içine düşürülen bu karanlık tablodan kurtarmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Partimiz, fon vurgunu başta olmak üzere tüm yolsuzlukların üzerine cesurca gidilmesini, suçluların kim olursa olsun adalet önüne çıkarılmasını ve çalınan her kuruşun milletimize iade edilmesini talep etmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Devlet Denetleme Kurulu ve ilgili tüm kurumlar, sorumluluğun gereğini derhal yerine getirmeli, tüm gerçekler şeffaflıkla kamuoyuna açıklanmalıdır. Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin yeniden tesis edilmesi, partimizin temel önceliğidir. Güçler ayrılığı ilkesinin tam olarak uygulanacağı, yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığının güvence altına alınacağı, üniversitelerin ve medyanın özgürleşeceği bir sistemi inşa edeceğiz. YÖK gibi antidemokratik kurumlar ortadan kaldırılmalı, akademik özgürlükler ve liyakat esas alınmalıdır. Millet iradesi üzerindeki her türlü vesayet anlayışına karşı durmaya devam edeceğiz. Ekonomik refahın ancak bilimsel, şeffaf ve kapsayıcı politikalarla mümkün olabileceğine inanıyoruz. Partimiz, milletimizin gelirlerini eriten enflasyon canavarını dizginleyecek, üretimi destekleyecek, adaletsiz vergi yükünü hafifletecek ve işsizliği azaltacak somut adımlar atmaya hazırdır. Kamu kaynakları, rant ve yolsuzluk için değil, tüm vatandaşlarımızın insanca yaşam koşullarına sahip olması için kullanılacaktır. Partimiz, toplumda huzuru ve adaleti yeniden sağlamak için kutuplaştırıcı dilden uzak duracak, insan onurunu merkeze alan politikalar üretecektir. Afyonkarahisar'da yaşanan vahşet gibi olayların tekrar etmemesi için toplumsal barışı güçlendirecek, gençlerimize iş ve umut verecek, her bir vatandaşımızın can ve mal güvenliğini teminat altına alacak adımları atmaya kararlıyız. Karanlığın yerine aklın, vicdanın, bilginin ve adaletin ışığını getirecek, hakikatin yolunda yürüyeceğiz. Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı) ================================================================================ İletişim: [email protected] ================================================================================
Yazıyı Paylaş
“Bulten” ögesine 2 yanıt
-
Selam. Yazınız çok güzel. Zevkle okuyorum hergün.
-
Memleketin hali harap

Bir yanıt yazın