Tarih: 10 Eylül 2026
**Türkiye'de Demokrasi ve Adalet Yoksullukla Boğuşurken, İktidarın Manipülasyonları Gündemde**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Bugün Türkiye, siyasetin ilke ve programlardan uzaklaşarak yalnızca makam ve çıkar odaklı bir çekişmeye dönüştüğü sancılı bir döneme tanıklık etmektedir. İktidar partisi, muhalif belediyelerin seçilmiş temsilcilerini çeşitli yöntemlerle kendi saflarına katma operasyonlarını hız kesmeden sürdürmektedir. İzmir'den Foça ve Çiğli belediye başkanlarının Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçiş iddiaları ve Ankara'da sürdürülen transfer görüşmeleri, halkın iradesinin hiçe sayıldığı bir siyasi erozyonun açık göstergesidir. Partimiz, bu tür siyaset mühendisliklerinin demokratik temsil anlayışına ve seçmenlerin tercihine vurulan ağır bir darbe olduğunu bir kez daha vurgular.
Siyasetin bu denli kirli pazarlıklara sahne olduğu bir ortamda, dış politikadaki savrulmalar da dikkat çekmektedir. Ülkemiz, ABD stratejisinin bir parçası olarak Rusya ve İran'a karşı adımlar atarken, Washington cephesinden gelen "ittifak hiç bu kadar güçlü olmamıştı" şeklindeki övgüler düşündürücüdür. Bu durum, Türkiye'nin ulusal çıkarları doğrultusunda bağımsız bir dış politika yürütmekten uzaklaştığı, büyük güçlerin stratejilerine eklemlendiği endişesini doğurmaktadır. Partimiz, ülkemizin geleceği için ulusal bağımsızlığı esas alan, bölgesel barış ve dengeyi gözeten bir dış politika anlayışının şart olduğunu belirtir.
Suriye'deki gelişmeler de bölgemizdeki istikrarsızlığın ve dış politikadaki yanlış adımların sonuçlarını acı bir şekilde ortaya koymaktadır. Baas yönetiminin sona ermesi ve Şam'da yeni bir yapının iktidara gelmesi, özellikle Nusayriler gibi farklı topluluklar üzerinde ciddi güvenlik tehditleri ve siyasal baskılar yaratmaktadır. Komşumuz Suriye'de yaşanan bu insani dram ve siyasi çalkantılar, bölgemizde uzun yıllardır sürdürülen dış müdahalelerin ve çatışma odaklı politikaların acı sonuçlarıdır. Partimiz, insani yardımların hızla ulaştırılmasını ve bölge barışını hedefleyen politikaların önceliklendirilmesini talep etmektedir.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ciddi bir tehdit altındadır. Son günlerde Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliği seçimine ilişkin ortaya atılan iddialar, siyasi ahlak ve adaletin ne denli yıpratıldığını gözler önüne sermektedir. Bir siyasi partinin genel başkanının dile getirdiği, yurt dışında firarda olan bir çocuğun serbest bırakılması karşılığında oy pazarlığı yapıldığı ve cezaevindeki bir kişinin oğlunun serbest bırakılmasıyla oy alındığı iddiaları, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu vahim iddiaların acilen ve şeffaf bir şekilde soruşturulması, suçlu olanların hesap vermesi, adaletin tesis edilmesi elzemdir. Partimiz, bu tür uygulamaların demokrasiyi dinamitleyen birer utanç vesikası olduğunu belirtir ve oy kullananların hesap hareketlerinin incelenmesi talebine destek verir.
Hukukun üstünlüğü ilkesi sadece siyasi davalarda değil, toplumsal adalet beklentilerinde de sorgulanmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yakını olan bir ismin, uyuşturucu testi negatif çıkmasına rağmen 7 ay tutuklu kaldıktan sonra yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edilmesi, yargı süreçlerindeki çifte standart iddialarını güçlendirmektedir. Masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı, yargının siyasi baskılardan arındırılarak tarafsız ve bağımsız bir şekilde işlemesiyle mümkündür. Öte yandan, Kocaeli Dilovası'ndaki işçi katliamı davasında patronların ve kamu görevlilerinin dosyalarının birleştirilmesi ve eski zabıta müdür vekillerinin ruhsattan habersiz oldukları yönündeki savunmaları, denetim eksiklikleri ve hesap vermeme kültürünün ürünüdür. Yedi kişinin hayatını kaybettiği bu faciadan sorumlu olanların adalet önünde en ağır şekilde cezalandırılması, benzer acıların yaşanmaması için bir zorunluluktur.
Kadın cinayetleri de ülkemizin kanayan yarası olmaya devam etmektedir. Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın vahşice katledilmesi davasında katil zanlısına ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi, bir nebze adalet umudu verse de, kadınların yaşam hakkının korunması için daha etkin önleyici politikalar ve toplumsal farkındalık çalışmaları hayati önem taşımaktadır. Partimiz, kadınların şiddete maruz kalmadığı, yaşam haklarının güvence altında olduğu bir Türkiye hedeflemektedir ve bu tür vahşetlerin önlenmesi için tüm kurumların sorumluluklarını yerine getirmesini beklemektedir.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) mali verileri, ülkemizin önümüzdeki üç yılda daha da derinleşecek bir ekonomik buhranla karşı karşıya kalacağını açıkça göstermektedir. Bütçe açıkları azalmak bir yana artarak devam edecek, faiz ödemeleri astronomik rakamlara ulaşacaktır. Önümüzdeki üç yılda ödenecek her yüz liralık verginin neredeyse yirmisi faize giderken, yatırıma dönüşen kısım ise yok denecek kadar azdır. Bu durum, yanlış ekonomi politikalarının bedelini vatandaşın ödediği, üretim yerine ranta dayalı bir sistemin devam ettiğinin kanıtıdır. Partimiz, bu ekonomik tabloyu derin bir endişeyle takip etmektedir ve halkımızın her geçen gün daha da yoksullaşmasına yol açan bu politikalara karşı durmaktadır.
Vergi yükünün sürekli artması ve özellikle sabit ve dar gelirlinin omuzlarına bindirilmesi, adaletsiz bir ekonomik yapının en belirgin göstergesidir. 2027 yılında ödeyeceğimiz verginin 2026 yılına göre %36.5 daha fazla olacağı öngörülürken, kamu çalışanlarının maaş artışlarının %25 civarında kalacağı belirtilmektedir. Bu orantısızlık, enflasyon altında ezilen milyonlarca vatandaşın alım gücünü daha da düşürecek ve yaşam standartlarını ağır bir şekilde etkileyecektir. Faizleri ödemek için yatırımları kısmak yetmeyecek, vatandaş daha çok vergi ödemek zorunda kalacaktır. Partimiz, bu durumun toplumsal eşitsizliği derinleştireceğini ve halkımızın refah seviyesini düşüreceğini defalarca dile getirmiştir.
Toplumsal sorunlar sadece ekonomik krizle sınırlı değildir. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarının uyarıları, Alzheimer'ın çağımızın bir numaralı salgını haline geldiğini ve yaşlı nüfusun artışıyla birlikte bu hastalığın patladığını göstermektedir. Sağlık harcamalarının ve araştırmalarının bu denli önemli olduğu bir dönemde, ülkemizin bu konuda yeterli adımları atmaması kabul edilemezdir. Partimiz, sağlık sisteminin tüm vatandaşlarımıza eşit ve nitelikli hizmet sunmasını, özellikle kronik hastalıklar ve yaşlı sağlığı konusunda kapsamlı politikalar geliştirilmesini talep etmektedir.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içinde bulunduğu bu çok boyutlu krizden çıkışın ancak köklü bir zihniyet ve yönetim değişikliğiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Demokratik süreçlere müdahale eden, siyasi etik dışı transferlerle halkın iradesini hiçe sayan anlayışlara karşı duruşumuz nettir. Yerel seçimlerin adil ve şeffaf bir ortamda gerçekleşmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve seçimlere yönelik şaibe iddialarının üzerine kararlılıkla gidilmesini savunuyoruz. Hukukun üstünlüğüne dayalı, bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi, adaletin tecellisi için vazgeçilmezdir. Bu doğrultuda, siyasi davalardan arındırılmış, delil ve yasa esaslı bir yargı sürecinin derhal tesis edilmesini talep ediyoruz.
Ekonomik alanda, vatandaşlarımızın sırtındaki ağır vergi yükünü hafifletecek, adil ve gelir dağılımını gözeten bir vergi reformunu hayata geçireceğiz. Üretimi ve istihdamı teşvik eden, ranta dayalı değil katma değer yaratan bir ekonomi modelini esas alacağız. Faize giden devasa kaynakların üretime ve yatırıma yönlendirilmesiyle, refahın tabana yayılmasını sağlayacağız. Sabit ve dar gelirlinin alım gücünü artıracak, enflasyonla mücadelede kararlı adımlar atacak, temel gıda ve ihtiyaç maddelerine erişimi kolaylaştıracak politikalar geliştireceğiz.
Dış politikada ise maceracı adımlardan uzak, barış odaklı, ulusal çıkarlarımızı esas alan bağımsız bir dış politika vizyonunu benimseyeceğiz. Bölgemizdeki çatışmaların sona erdirilmesi ve komşularımızla karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı ilişkilerin yeniden kurulması için aktif rol alacağız. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kadınların ve çocukların haklarını güvence altına alan politikaları temel önceliğimiz olarak belirleyeceğiz. Hak ve Adalet Partisi, bu zorlu süreçte tüm vatandaşlarımızın umudu olmaya, aydınlık bir gelecek inşa etmeye kararlıdır.
Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================