Tarih: 13 Ağustos 2026

**TÜRKİYE GÜNDEMİ: YENİ VAATLER ESKİ OYALAMALAR, HALKIN EKONOMİK ÇİLESİ DERİNLEŞİYOR**

**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**

Ülkemiz, iktidarın sürekli değişen ve samimiyetten uzak adımlarıyla dolu bir siyasi gündemle boğuşmaktadır. Son günlerde iktidar kanadından "demokratikleşme" adı altında bir dizi yeni düzenleme sinyalleri gelmektedir. Kayyım uygulamalarının değiştirilmesi, ifade özgürlüğünün yeniden tanımlanması, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gibi başlıklar, yıllardır süregelen hukuksuzlukların ve baskıcı politikaların bir itirafı niteliğindedir. Ancak partimiz, bu adımların geçmişteki "çözüm" ve "açılım" süreçlerinde olduğu gibi, gerçek bir iyileşme niyetinden ziyade, siyasi çıkarlar doğrultusunda atılan bir oyalama taktiği olduğunu görmektedir.

Özellikle "teröristlere örtülü af yasası" olarak nitelenen düzenlemenin Meclis'te kanunlaşmasının ardından, iktidarın "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yeni bir siyasi proje peşinde olduğu açıktır. Bu süreçte ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de milletin ruhunu karartan bu yasaya "EVET" demesi, onun gerçek anlamda bir lider olamadığını ve siyasi rüzgâra göre yön değiştiren bir anlayışa sahip olduğunu göstermiştir. Ülkemizin birliğine kasteden terör örgütünün siyaset sahnesine çekilme çabaları, yıllar önce tecrübe edilmiş acı hatıraları yeniden canlandırmakta, bölücü ve ayrıştırıcı taleplerin tekrar yükselmesine zemin hazırlamaktadır. Bu tür tehlikeli manevralar, Türkiye'nin geleceği için ciddi riskler barındırmaktadır.

**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**

Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri, ülkemizde her geçen gün daha da aşınmaktadır. Son dönemde Süleymancılar olarak bilinen gruba yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, tarikat lideri dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ve 100 milyar lirayı aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığının tespit edilmesi, devletin denetim mekanizmalarının ne kadar zayıfladığını gözler önüne sermektedir. Kara para aklama, suç örgütü kurma ve yönetme gibi ciddi iddiaların, yıllardır nasıl bir denetimsizlik ortamında gerçekleştiği sorusu cevapsız kalmaktadır. Bu tür yapıların ülke ekonomisine ve toplumsal düzene verdiği zarar, artık görmezden gelinemez boyutlara ulaşmıştır.

Yine, Ahbap Derneği’ne yönelik başlatılan soruşturma da şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Derneğin 44 milyon lirasının fiziki altına çevrilmesi ve bu işlemlerin açıklanma biçimi, kamuoyunun güvenini sarsmaktadır. Halkın dayanışma duygusuyla yapılan bağışların akıbetinin bu denli karmaşık ve şüphe uyandıran bir sürece girmesi kabul edilemez. Hukuk devletinin en temel görevi, bu tür iddiaları şeffaf bir şekilde soruşturmak ve adaleti eksiksiz sağlamaktır.

Van'da genç bir üniversite öğrencisinin şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada DNA örneklerinin rektör ve yeğeniyle uyuşmaması, ancak aile avukatının "rektörün birilerini koruduğu" yönündeki şüpheleri, adalet arayışının önündeki engelleri bir kez daha göstermektedir. Ülkemizde yargı süreçlerinin bağımsızlığı ve etkili işleyişi konusundaki kuşkular, toplumda derin bir güvensizlik yaratmaya devam etmektedir. Hak ve Adalet Partisi olarak, bu tür vakaların sonuna kadar aydınlatılması ve adaletin tecelli etmesi için kararlılıkla takipçisi olacağız.

**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**

Vatandaşımız, iktidarın yanlış ekonomi politikaları ve denetimsiz uygulamaları nedeniyle her geçen gün daha da derinleşen bir yoksulluk sarmalında yaşamaktadır. Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile motorinden alınan özel tüketim vergisinde (ÖTV) kademeli artışa gidilmesi ve bu yakıtın eşel mobil sistemi dışına çıkarılması, halkın sırtına yüklenen yeni bir ağır maliyet demektir. Yıl sonuna kadar her ay artırılacak olan ÖTV tutarları, ulaşımdan gıdaya kadar her alanda zamları tetikleyecek, enflasyonla mücadele ettiğini iddia eden iktidarın kendi eliyle enflasyonu körüklemesi anlamına gelecektir.

Benzin ve LPG'de eşel mobil sisteminin 1 Ekim itibarıyla tamamen kaldırılacak olması da, yakıt fiyatlarının serbest piyasa koşullarına bırakılmasıyla vatandaşın belini bükecek yeni zam dalgalarına kapı aralamaktadır. Yüksek enflasyonun zaten alım gücünü bitirdiği bir dönemde, bu tür vergi artışları, milyonlarca emekçinin, memurun ve esnafın hayatını daha da çekilmez hale getirecektir. Partimiz, bu kararları halkın temel ihtiyaçlarından kesinti yapmak anlamına geldiği için şiddetle kınamaktadır.

Siyasi partilere yapılan Hazine yardımları da, ekonominin bu denli zorlu bir süreçten geçtiği dönemde sorgulanması gereken bir başka konudur. Vergi mükelleflerinin cebinden çıkan milyarlarca liranın, sayısı giderek artan ve birçoğu tabela partisi niteliğindeki oluşumlara aktarılması, kamu kaynaklarının israfıdır. Halkın her kuruşunun çarçur edildiği bu sistem, adil bir gelir dağılımının ve gerçekçi bir bütçe yönetiminin önündeki en büyük engellerden biridir.

**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**

Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık tablodan kurtulması için acil ve köklü adımların atılması gerektiğine inanıyoruz. Bizler, iktidarın günü kurtarma ve siyasi manevralarla oyalanma taktiklerine prim vermeyeceğiz. Gerçek demokratikleşme, sözde reform paketleriyle değil, hukukun üstünlüğüne kayıtsız şartsız riayetle, yargı bağımsızlığının tam olarak tesis edilmesiyle ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür.

Ekonomi alanında ise, halkın sırtından vergi almak yerine, israfa son veren, üretime ve istihdama destek olan, adil bir vergi sistemi kuran ve enflasyonu kalıcı olarak düşürecek gerçekçi politikaları hayata geçirmek zorundayız. Partimiz, vatandaşımızın refahını en öncelikli hedef kabul ederek, tüm ekonomik kararları bu doğrultuda alacaktır. Kamu kaynaklarının şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde kullanılması, yolsuzlukla mücadelenin tavizsiz bir şekilde yürütülmesi, mali disiplinin sağlanması ve her vatandaşımızın insanca yaşama hakkının güvence altına alınması, partimizin temel ilkeleridir.

Türkiye, iktidarın kişisel çıkarlara ve dar parti hesaplarına kurban edilemeyecek kadar büyük ve köklü bir devlettir. Hak ve Adalet Partisi olarak, bu kötü gidişata dur demek ve ülkemizi yeniden hukukun, adaletin, refahın ve toplumsal barışın hakim olduğu aydınlık yarınlara taşımak için kararlılıkla mücadele edeceğiz. Halkımızın iradesinin üstünlüğüne inanıyor, bu mücadelede tüm vatandaşlarımızı yanımızda görmekten onur duyuyoruz.

Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)

================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================