Tarih: 2 Ağustos 2026
**YOLSUZLUK, BASKISAYIZ VE DEMOKRATİK ÇÖKÜŞ SARMALINDA TÜRKİYE: İKTİDAR ACZİYETİNİ GÖSTERİYOR!**
**GÜNÜN SİYASİ GÜNDEMİ**
Türkiye siyaseti, iktidarın derin müdahaleleriyle yeniden şekillendirilirken, demokrasimiz her geçen gün daha büyük yaralar almaktadır. Ana muhalefet partisinde yaşanan iç karışıklıklar ve "yargı kararıyla genel başkanlık" gibi kabul edilemez müdahalelerle yeni bir partinin doğuşu, iktidarın siyaseti dizayn etme arayışının açık bir göstergesidir. Bu süreçte, milletvekilleri ve belediye başkanlarının partiler arası geçişleri, siyasi ilkesizliğin ve makam hırsının geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. Özellikle iktidar partisinin, çeşitli muhalif partilerden ayrılan isimleri bünyesine katma çabası, siyasi rekabet yerine "devşirme" usulüyle muhalefeti zayıflatma taktiğinin bir parçasıdır. Partimiz, bu tür siyasi mühendislik oyunlarının milletin iradesine ve demokrasinin ruhuna aykırı olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır.
Öte yandan, küresel ve bölgesel gelişmeler Türkiye'nin dış politika ve ekonomi gündemini yakından ilgilendirmektedir. Rusya'dan petrol ithalatımızın azalması ve Irak ile yapılan bir milyon varil petrol anlaşması, enerji arz güvenliği açısından önemli gibi görünse de, iktidarın bu alandaki tutarsız ve öngörüsüz politikalarının bir sonucudur. Ülkemizin, bir yandan başka ülkelere bağımlı olmama iddiasıyla hareket ederken, diğer yandan yeni bağımlılık ilişkilerine girmesi, uzun vadede milli çıkarlarımıza hizmet etmemektedir. Bu tür ani değişimler ve yeni ortaklıklar, iktidarın plansız ve günübirlik dış politika anlayışının bir yansımasıdır.
**DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ**
Ülkemizde demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri, iktidarın keyfi uygulamaları ve yargıya müdahaleleriyle ciddi bir erozyona uğramıştır. Yandaş medyadaki isimlerin bile kendi aralarındaki ihtilaflarda "gizli tanık" iddialarıyla yargıya taşınması, adalet sistemimizin ne denli güvensiz ve siyasete alet edilebilir hale geldiğinin acı bir kanıtıdır. Bu iddialar, yargının bağımsızlığından uzaklaşarak, iktidara yakın çevrelerin iç hesaplaşma aracı haline geldiği şüphelerini derinleştirmektedir. Yargıdaki bu çürümüşlük, geçmişte de birçok gazetecinin hukuka aykırı davalarla karşı karşıya kalması ve ağır cezalara çarptırılmasıyla kendini göstermiştir. Yargının, siyasi talimatlarla hareket ettiği algısı, güveni temelden sarsmaktadır.
Eğitim sistemimizdeki laik ve bilimsel yapının, ideolojik dayatmalarla bozulmaya çalışılması ise demokrasimizin ve temel haklarımızın hedef alındığının bir diğer göstergesidir. İstanbul Valiliği eliyle okullara mescit açma zorunluluğu getirilmesi, öğrencilerin güvenliği gibi öncelikli sorunları görmezden gelerek, eğitimi dinselleştirme çabasının son örneğidir. Okullarımızda güvenlik zaafiyetleri nedeniyle can kaybı yaşanırken, iktidar temsilcilerinin bu tür tartışmalı kararlarla gündem yaratması kabul edilemez. Anayasal prensiplere aykırı bu adımlar, uzun yıllardır uygulanan imam hatip okullarının sayısını artırma politikasıyla birlikte, laik eğitime açık bir savaş ilanından başka bir şey değildir. Partimiz, milletimizin geleceği olan çocuklarımızın güvenli ve bilimsel bir eğitim alması için bu dayatmalara karşı duracaktır.
**EKONOMİ VE TOPLUMSAL SORUNLAR**
Vatandaşlarımız, iktidarın yanlış ekonomi politikaları ve denetimsiz uygulamaları nedeniyle her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Bir yandan sigara kullanımının korkutucu düzeylere ulaşması, diğer yandan TEKEL gibi milli kurumların peşkeş çekilmesi, iktidarın halk sağlığı ve ulusal kaynaklar konusundaki umursamazlığını gözler önüne sermektedir. Milli değerlerimiz olan TEKEL’in sigara fabrikalarının yabancı şirketlere yok pahasına satılması, içki fabrikalarının da el değiştirmelerle büyük karlar elde ettirilerek yabancılara devredilmesi, milletin malının nasıl bir yağmaya uğradığını açıkça göstermektedir. Bu özelleştirmeler, hem milli sanayimizi bitirmiş, hem de hazır pazarları yabancı tekellerin insafına terk etmiştir.
Bugün, ülkenin en büyük hazır pazarlarından biri olan araç muayene istasyonları işletme imtiyazının dahi 20 yıllığına yabancı sermayeye devredilmesi, iktidarın "yerli ve milli" söylemlerinin koca bir yalandan ibaret olduğunu kanıtlamaktadır. Milli varlıklarımızın hoyratça satışı ve bu satışlardan elde edilen rantın belirli çevrelere aktarılması, toplumdaki gelir adaletsizliğini daha da derinleştirmektedir. Sigara gibi halk sağlığını tehdit eden ürünlerin tüketiminin artması karşısında gerekli önlemleri almayan, aksine geçmişte milli üretimini ortadan kaldıran bir iktidarın, halkın refahını düşünmediği aşikardır. Partimiz, bu talan ekonomisinin faturasının halkımıza çıkarılmasına asla izin vermeyecektir.
**PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİ**
Hak ve Adalet Partisi olarak, ülkemizin içinden geçtiği bu kritik süreçte, tüm bu sorunlara karşı net ve kararlı bir duruş sergiliyoruz. Öncelikle, siyasetin mühendislik projelerinden arındırılması, seçimlerin şeffaf ve adil bir ortamda yapılması için bağımsız yargının tesisi elzemdir. Demokrasiyi zayıflatan tüm müdahalelerin karşısında durarak, milletin gerçek iradesinin sandığa yansımasını sağlamak, partimizin temel ilkesidir. Yargı bağımsızlığı sağlanmalı, adalet herkese eşit uygulanmalı ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılar derhal sona erdirilmelidir. Gülistan Doku gibi faili meçhul kalan dosyalar aydınlatılmalı, halkın adalete olan inancı yeniden tesis edilmelidir.
Ekonomide ise, milli ve yerli üretime öncelik veren, kaynaklarımızı doğru ve verimli kullanan, özelleştirme adı altında talanı durduran bir modelin benimsenmesi şarttır. TEKEL gibi stratejik kurumlarımız yeniden değerlendirilmeli, halk sağlığını tehdit eden unsurlarla kararlı bir mücadele yürütülmeli ve vatandaşımızın alım gücü artırılmalıdır. Enerji bağımsızlığımızı gerçekten sağlamak için ulusal projeler geliştirilmeli, günübirlik kararlarla ülkemiz yeni bağımlılıklara sürüklenmemelidir. Eğitimde laik, bilimsel ve çağdaş bir müfredat benimsenmeli, okullardaki güvenlik sorunları derhal çözüme kavuşturulmalı ve çocuklarımızın geleceği ideolojik tartışmalara kurban edilmemelidir. Partimiz, güçlü bir hukuk devleti, adil bir ekonomi ve çağdaş bir toplum için mücadelesini azimle sürdürecektir.
Hak ve Adalet Partisi Basın Bürosu - Raman Ali Avcı (Genel Başkan Yardımcısı)
================================================================================
İletişim: [email protected]
================================================================================